Modern Harp Tarihi

İdlib Türkiye için neden önemli?

İdlib; Halep-Hatay-Lazkiye ve Hama şehirleri arasında kalan son derece stratejik öneme sahip bir şehir. İdlib aynı zamanda da Suriye’nin en büyük 14’üncü şehri. Türkiye ile doğrudan kara sınırı olan şehrin nüfusu, savaştan önce 4 milyona yaklaşırken savaş ile birlikte nüfus sivil halkta 1 milyona kadar düştü.

Şehir, çoğunluğu Sunni olmak üzere etnik köken olarak Arap ağırlıklı.

1) Rusya, İran ve Türkiye’nin İdlib stratejisi

14-15 Eylül Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya, İran ve Türkiye heyetlerince İdlib ve çevresi ‘Gerginliği Azaltma / Çatışmasızlık Bölgesi’ olarak belirlendi. Garantör devletler de bölgedeki askeri unsurlarıyla varlığını sürdürecek olan İran, Rusya ve Türkiye oldu. Buna göre Rusya, İdlib bölgesini dışarıdan ve hava saldırılarına karşı koruyacak; Türk Silahlı Kuvvetleri‘ne bağlı unsurlar da İdlib’in merkezinde meydana gelebilecek herhangi bir çatışmaya karşı orada varlığını sürdürerek, barışı gözetecekti. Heyetlerin aylar süren diplomatik görüşmelerinden çıkan sonuçlar kabaca bunlardı.

2) Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İdlib’teki görevi?

Astana’da alınan kararlara göre, Türk silahlı Kuvvetleri’ne bağlı unsurlar, ateşkesin takibi maksadıyla, garantör ülkelerin unsurlarıyla koordineli olmak üzere 14 ayrı noktada meydana getirilecek olan gözleme kulelerinde keşif faaliyetlerini sürdürecek.

Görev ve misyon 6 aylık harekâta göre hazırlanmış olup Türkiye İdlib’in batısında, Rusya da doğusunda görevi icra edecek.

3) İdlib neden önemli?

Suriye’de Mart 2011’de başlayan iç savaştan sonra İdlib uzun süre merkeze bağlı kalsa da 4 yıl sonra iç savaşın 4’üncü yıl dönümünde, Mart 2015’te muhaliflerin eline geçti.  Türkiye ile Suriye arasındaki gerginliğin başlangıç sebeplerinden biri de aslında bir bakıma İdlib’ti. 2 Mart 2012’de saat 16:30’da İdlib’teki rejim güçlerinden Akçakale’ye top mermisi atılmış, 5 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hayatını kaybetmiş, 9 kişi de yaralanmıştı. (1)

2013, 2014 ve 2015’teki çatışmalar sonucunda şehir, 27 Mart 2015 tarihinde Suriyeli muhaliflerin eline geçti. Ancak o dönem İdlib’e giren unsurlar, kendilerini ‘Cihatçı’lar olarak anan (Ahraru’ş Şam, Nusra Cephesi -sonradan HTŞ-, Aksa Askerleri, Ceyşu’s Sunne, Ceyş’ul Fetih – Fetih ordusu-) El Kaide bağlantılı bugünün Heyet Tahrir Şam‘a (HTŞ) bağlı tugaylarıydı.

HTŞ, grubu Türk Silahlı Kuvvetleri’nce de düşman unsur olarak kabul ediliyor. Nusra Cephesi adıyla da bilinen HTŞ, İdlib’in önemli stratejik kısımlarını hâlen kontrolü altında tutuyor. Türk istihbarat kaynakları HTŞ’nin İdlib bölgesinde 20 bine yakın militanı olduğunu söylüyor. HTŞ’nin İdlib’de gücünü artırmasına bir diğer sebep olarak da ABD gösteriliyor. Zira ABD’nin sağladığı silah desteğiyle 2016 yazından itibaren HTŞ önemli bir güç haline geldi.

İrili ufaklı birçok grup İdlib’i almak için bir araya gelmişti / Fotoğraf 28 Mart 2015

Ancak HTŞ, tek başına İdlib’e hiçbir zaman tam hakim olamadı. 2015’teki operasyonda şehrin alınmasında Özgür Suriye Ordusu ile diğer cihatçı grupların da desteği (Fetih ordusu gibi militan gruplar) olmuştu. İdlib’deki muhalifler zamanla kendi aralarında çatışmaya başladılar. (ÖSO – Nusra bölünmesi ve arkasından gelen çatışmalar)

Muhaliflerin önemli kalelerinden biri halen gelen İdlib’den çekilmek zorunda kalan Esad rejimi dönem dönem İdlib’e yönelik ağır hava harekâtları ve bombardımanlarda bulundu. Hatta Esad’ın buradaki bombardımanlarda ‘kimyasal gaz’ kullandığı da öne sürüldü.

4) Türkiye neden İdlib’de?

Türkiye, Ağustos 2016’da başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı’nda sağladığı ‘Güvenlik Alanı’nı İdlib bölgesine taşıyarak, İdlib-Lazkiye-Hatay-Mersin şehirlerini kapsayan ‘Akdeniz Hattı’nın bir ‘terör koridoru’na dönüşmesine izin vermemek için askeri gücüyle İdlib’de yer almak istiyor. Bu yüzden de Genelkurmay Başkanlığı 8 Ekim itibariyle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı unsurların İdlib’e doğru intikale başladığını açıkladı.

Türk silahlı Kuvvetleri’ne bağlı zırhlı birlikler Hatay sınırında

Türkiye’nin bir diğer önemli amacı da başta HTŞ olmak üzere PKK/PYD/YPG gibi terör unsurlarını bölgeden temizlemek. Zira Türkiye bölgede aktif olmazsa, PYD’nin İran’a yanaşacağının farkında.

Ayrıca yapılan istihbarat çalışmalarında, PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD’nin İdlib’de kendine harekât mekanizması bulma gibi bir girişimi olduğunu doğruluyor.

Harekâtın en önemli sebebi aslında İdlib-Lazkiye hattını kullanarak Hatay üzerinden Türkiye’ye sızmaya çalışan terörist grupların önüne geçmek.

5) Türkiye İdlib’de çatışmaya girer mi?

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hiçbir unsuru İdlib’e çatışma veya savaş amacıyla gitmiyor. Harekâtın öncelikli amacı İdlib’de Astana’da kabul edilen meşru gruplar arasındaki çatışmaları önlemek. Garantör devlet statüsünde olacak olan Türkiye, kendisine herhangi bir temas gelmediği sürece sıcak çatışmaya girmeyecek.

Özel Kuvvetler’e bağlı unsurların İdlib bölgesine intikali

6) Fırat Kalkanı Harekâtı ile İdlib İntikali’nin farkları ne?

a) Fırat Kalkanı Harekâtı klasik harp düzeninde icra edilen 3’üncü Nesil Savaş’a( Hava, kara, deniz gibi ordunun tüm faaliyetlerinin kullanıldığı) uygun operasyonel faaliyetti.

İdlib İntikali, doğrudan operasyondan ziyade daha çok asimetrik bir plana dayanıyor. Burada çok denklemli yapıdaki  asimetrik plandan kasıt, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gayri nizami harp yürüten düşman birliklerine karşı Özgür Suriye Ordusu’nu taktik ve stratejik olarak desteklemesidir. Yani Türk askeri unsurları doğrudan çatışmaya girmeyecek eğittiği ÖSO unsurlarını savaşa sürecekti.  ( Tıpkı 9 Ekim sabahı ÖSO’nun ilerleyini kolaylaştırmak için Fırtına Obüslerince yapılan topçu atışı)

7) İdlib’de Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına saldırı olur mu?

Evet. Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları her an teyakkuzda olmak zorunda. Zira bölgedeki terör örgütleri her an beklenmedik saldırılarda bulunabilir. Zira bölgenin zemini ve meskûn yapısı terör örgütlerinin beklenmedik saldırılar yapmasına uygun. Harekâtı yöneten Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi de bu durumun farkında. Zira asker kurulacak olan 14 ayrı gözleme kulelerinde ve üstlerinde 24 saat teyakkuzda olacak.

8) İdlib operasyonundan sonraki adım ne olacak?

Özellikle son 1 yıldır Rusya ile ilişkilerin rayına oturmasından sonra ABD’den iyice uzaklaşan Türkiye, Orta Doğu’da artık daha aktif bir konumda yer almak istiyor. Bunun ilk adımı da Ağustos 2016’da icra edilen Fırat Kalkanı Harekâtı’ydı.

İdlib İntikali de Fırat Kalkanı’nda kazanılan harekât alanının genişletilerek Suriye sınırındaki terör unsurlarının olabildiğince uzak tutulması amacıyla yürütülüyor. (Bu söylediklerimiz tamamen bu dönem koşulları (konjonktür) göz önüne alınarak yazılmış ifadeler. Politikalar değişirse Türkiye’nin Orta Doğu’daki tavrı da değişebilir. Zira Türkiye’de çok tepkilere neden olan Kuzey Irak’taki referanduma doğrudan bir müdahalede bulunmaması gibi. Çünkü orada ABD ve İsrail misyonları ağır basıyor ve Türkiye ağırlığını koymak da ne yazık ki hafif kalıyor. Diplomatik yaptırımların olacağını söyleyen hükümetten bu alanda henüz tatmin edici bir adım da gelmedi. Suriye’ye bu kadar rahat girilebilmesinin bir nedeni de Rusya ile masada yapılan anlaşma)

Nihayete erdirsek, İdlib harekâtından sonraki hedefin Afrin olması hiç de sürpriz olmaz.

9) Türk askeri İdlib’de ne kadar süreyle görev yapacak?

Askeri heyetlerin kararlarıyla beraber Türk askerinin İdlib’de görev yapma süresi 6 ay. Ancak bu süre bölgedeki stratejik faaliyetlere göre değişebilir. Askerin görev süresi uzayadabilir.

Dipnotlar:
(1) İdlib’ten Türkiye’ye top mermisi düştü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir