Genel

Mustafa Kemal Atatürk’ün cenazesine kimlik, bellek, milliyetçilik ve mimari üzerinden bakış

İki Mustafa Kemal vardır. biri ben, fani Mustafa Kemal; öteki milletin daima içinde yaşattığı Mustafa Kemal

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de İstanbul Dolmabahçe Sarayı’ndaki odasında saat 9:05 geçe hayatını kaybetti. Atatürk’ün naaşı ilk olarak Dolmabahçe Sarayı’nda hazırlanan katafalka kondu. Katafalk, İstanbul’da 9 gün kaldı.  19 Kasım günü Türk bayrağına sarılı halde tabut Dolmabahçe’den Sarayburnu’na sevk edildi. Tabutu İstanbul caddelerinde gözü yaşlı binlerce kişi taşıdı. Daha sonra Sarayburnu’ndan Yavuz zırhlısına konulan tabut önce İzmit’e oradan da tren yoluyla Ankara’ya sevk edildi.

Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı muayede salonunda sergilenen katafalkı 3 gün içerisinde 500 bin kişi tarafından ziyaret edilmişti (16-19 Kasım 1938 tarihleri arasında)

20 Kasım 1938 sabahı Atatürk’ün naaşı trenden indirilerek Ankara sokaklarından törenle geçirildi ve İkinci Meclis’in ön avlusuna getirildi. Atatürk’ün cenazesi yabancı elçilerin, dost ülke temsilcilerinin, halkın arasından geçirilerek ilk olarak 15 yıl kalacak olan Etnografya Müzesi’ne kondu. Atatürk’ün kabri nihayet daimi mozolesi olacak olan Anıtkabir’e 10 Kasım 1953’te getirildi.

Atatürk’ün cenaze töreni

Atatürk’ün naaşı 16-19 Kasım sergilendiği Dolmabahçe Sarayı’nın Muayede Salonu’nda 500 bin kişi tarafından ziyaret edilmişti. (Mango  1963, 210) Atatürk’ün katafalkının bulunduğu tabutunda kılıçları çekili halde dört general nöbet tutuyordu. Bu generaller İstiklâl Savaşı’nın kahramanları ve Atatürk’ün yakın silah arkadaşlarıydı. Atatürk’ün kabrinin başında sırasıyla Orgeneral Fahrettin Altay, Korgeneral Halis Bıyıktay, Korgeneral Cemil Cahit Toydemir ve Orgeneral Ali Sayit Akbaytogan nöbet tutuyordu.

Atatürk’ün katafalkının arkasında duran 6 meşale, ölen kişinin unutulmaması gerektiğini temsil ediyordu. Meşale sayısı da Atatürk ve genç Cumhuriyetin temel ideolojisini oluşturan Atatürk ilkelerini temsil ediyordu. Bu ilkeler, cumhuriyetçilik, laiklik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik ve inkılapçılıktı. Tüm bu sebeplerden dolayı tabutun başındaki meşaleler, Atatürk’ün Türk halkınca asla unutulmaması gerektiğini temsil ediyordu. Aynı zamanda Atatürk ideolojisinin de ebediyete kadar yaşaması umudunu yansıtıyordu. (Wilson 2013, 45-46)

Fotoğrafta tören kumandanı ve 1. Ordu Komutanı Org. Fahrettin Altay ile Korgeneral Cemil Cahit Toydemir birlikte görülüyor (Erhan Çifci Arşivi)

Atatürk’ün katafalkı 20 Kasım 1938’de Ankara’ya nakledilmek üzere Dolmabahçe’den ayrıldı. Tören alayı, Chopin’in 2 Numaralı Piyano Sonatı‘nı (Frédéric Chopin’s Piano Sonata No 2 in B flat minor, Funeral March) daha bilinen adıyla Cenaze Marşı’nı çalıyordu. Cenaze töreninde Chopin’in çalınması, Doğu geleneklerinden ziyade, Batı’ya ait seküler bir uygulamaydı. Tören taburunun başında Atatürk’ün İstiklal Madalyası’nı bir pano üzerinde sergileyen General İlyas Aydemir bulunuyordu. İstiklal Madalyası’nın tören alayının en önünde taşınması, Atatürk’ün katafalkının geçtiği caddelere toplanmış kabalığa Kurtuluş Savaşı kahramanının geçmekte olduğunu hatırlatıyordu. (Wilson 2013, 54)

Atatürk’ün naaşı Ankara’ya nakledilmek üzere Gülhane’ye getirilmişti. Katafalk Yenikapı, Samatya, Dolmabahçe, Karaköy, Kasımpaşa veya Galata’dan nakledilmedi. Gülhane’nin tercih edilmesinin nedeni, Atatürk 16 Mayıs 1919’da Kurtuluş’a giden yola, Bandırma vapuruyla İstanbul’dan Gülhane üzerinden hareket etmişti. Atatürk’ü İzmit’teki trene nakleden gemi Yavuz zırhlısıydı.

Cenazeyi İzmit’ten Ankara’ya götürmek üzere kullanılan trenin süslemeleri dikkat çekiciydi. İstasyonun etrafındaki defne yapraklı çelenkler ve trendeki defne süslemeleri, defneyi arındırıcı bir bitki olarak gören kadim Anadolu inançlarına göre ölümsüzlüğü simgeliyordu. (Defne yaprağı Roma impraratorlarınca da, sonsuzluk imgesi olarak kullanılmıştı) (Wilson 2013, 54)



Yazının ikinci kısmı cenazenin Ankara’ya taşınması ile Ankara’daki süreci anlatacaktır.


Soru/Görüş/Öneri için tıklayın

Yazıda yararlanılan kaynaklar:

Konu hakkında daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler, Christopher S. Wilson tarafından kaleme alınan Koç Üniversitesi Yayınları’nca çıkan Anıtkabir’in Ötesi: Atatürk’ün Mezar Mimarisi Ulusal Belleğin İnşası ve Sürdürülmesi kitabına bakabilirler.

Diğer kaynak kitaplar:

Andrew Mango – Atatürk: Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu

Şevket Süreya Aydemir – Tek Adam,

İlber Ortaylı – Mustafa Kemal Atatürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir