Genel

Türklerle omuz omuza çarpışan Alman subayı Hans Guhr’un hatıralarında Mustafa Kemal Paşa

1916 yılında Osmanlı piyade tümen komutanı olarak atanan ve Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu’da Ruslara, Mezopotomya ve Filistin cephelerinde İngilizlerlere karşı Türklerle omuz omuza savaşan Binbaşı Hans Guhr, 2. Ordu Kumandanlığı’na atanmasıyla tanıdığı Mustafa Kemal’den hatıralarında, “Açık renk teni, koyu kumral saçları ve deniz mavisi gözleriyle onu bir doğuludan ziyade kuzeyli gibi gösteriyordu. Rahat, kibar, şık duruşu ve itinayla seçilmiş elbiseleriyle, kır renkli safkan atının üzerinde güzel bir askerce görünüm arzediyordu” sözleriyle bahsetmiştir. Guhr’un Mustafa Kemal’i gördüğü ilk anâ ait izlenimleri, günlüğüne bu şekilde not edilmişti.

Soldan sağa: Hans Guhr’un tercümanı Teğmen Emin, Kurmay Binbaşı Hans Guhr, Üsteğmen Köhler, Binbaşı İbrahim

Alman subaylarının, Türk subaylarıyla yaşadığı emir-komuta sorunundan dolayı problemler yaşadıklarını belirten Guhr, Mustafa Kemal’in Alman subaylarına yönelik davranışlarının arkadaşlarından daha farklı olduğunu söylemiştir. Alman subayı Guhr, Mustafa Kemal’le ilk mülahazalarında ona askerî durumdan bahsederken, kendisini “insanlarla münasebette mahir ve tecrübeli olduğunu gösteren bir nezaketle” dinlediğini not etmiştir.

2’nci Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa Diyarbakır’da (1917)

“Kıvrak ve faal bir zekâyla hemen, kısa ama çetin askeri sorular sordu ve hiçbir şekilde yüzeysel cevaplarla yetinmedi, bilakis her hususu derinleştirdi.”

Guhr, ilk başta Almanca konuştuklarını ancak Mustafa Kemal’in Almancayı az bilmesinden dolayı aralarında Fransızca konuşmaya devam ettiklerini ve Paşa’nın Fransızcasının dört başı mamur olduğunu söylemiştir. (O dönemin kurmayları kendi ana dilleri haricinden en az 2 farklı dil bilmek zorunaydı. Örneğin Osmanlı kurmayları Türkçe dışında çok iyi Fransızca ve Almanca konuşmaktaydı. Buna müteakip İngilizce de ordu subaylarınca konuşulan dillerdendi.)

Hans Guhr, Kayacık bölgesinde Osmanlı milis kuvvetleriyle birlikte. Fotoğrafta Türk subayından aldığı ve Sadık ismini verdiği köpeği de görülüyor

Mareşal Liman von Sanders’in Mustafa Kemal hakkında kendisine övgü dolu sözlerle anlattığını aktaran Guhr, Mustafa Kemal ile tanışan Alman subaylarının onun, keskin askerî zekâsına, çalışkanlık, öğrenme azmi ve liderlik vasfına hayranlık duyduklarını da söylemiştir. Liman von Sanders’in, “En zeki öğrencilerimden” dediği Mustafa Kemal, Alman subaylarına karşı daima kusursuz bir davranış gösterse de Almanya ile kurulan ittifaka karşıydı… Guhr bu konuyu da günlüğünde işlemiştir.(Guhr, kitap sayfa 99-100)

Guhr’un günlüğünü okuduğumuzda Mustafa Kemal ile ilgili bir diğer çarpıcı ayrıntı da generalin sağlık durumuyla ilgili olan tespitleridir. Guhr, Mustafa Kemal’in şiddetli mide ağrıları çektiğini günlüğüne kaydetmeye değer bulmuştur. Paşa’nın ağrılarının, ona sunulan sert konyakla geçirildiğini de not etmiştir. Alman yüzbaşı Mustafa Kemal’in “salon beyefendisi” olduğunu da belirtmiştir: “Yemek esnasında, tabii (doğal) davranışlarıyla herkesin kalbini bir anda fetheden zeki ve neşeli bir salon adamı olduğunu gösterdi”

Guhr’un anılarında Mustafa Kemal’in köpek sevgisi de irdelenmelidir. Zirâ Paşa, Alman yüzbaşısının bir başka Türk subayından sahiplendiği ve Sadık ismini koyduğu köpeği çok sevmiş, onu yanında götürmek adına kendisinden istemiştir. Guhr, köpeği Sadık’tan üzülerek ayrılmak zorunda kaldığını, Mustafa Kemal’in arzusunu kırmak istemediğini belirtmiştir.

Guhr’un köpeği Sadık, Mustafa Kemal ile aynı fotoğrafta

Mustafa Kemal Paşa’nın köpeği sahiplendikten sonra kendisine oldukça candan gözlerle ve sevinçle teşekkür ettiğini yazmıştır.


Kaynak:

* Konuyla ilgili olarak Eşref Bengi Özbilen‘in kusursuz çevirisiyle, İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Anadolu’dan Filistin’e Türklerler Omuz Omuza kitabını tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir