II. Dünya Savaşı

Wehrmacht’ın Polonyalı ‘savaş makinesi’; Gustav Adolf Heinrich Wagner

Gustav Adolf Heinrich Wagner. ‘Demir Gustav’ lakaplı Wehrmact subayı.

23 Eylül 1890’da Polonya’nın Bischofburg ( Bazı kaynaklarda Biskupiec olarak da geçmektedir) kasabasında doğdu. Anne (Anna Wagner) ve babası (Adolf Wagner) avukattı. Varlıklı bir ailenin tek çocuğuydu. Ailesi Wagner’in eğitimine çok önem verdi. Küçük yaştan itibaren özel ders aldı. Ana dili olan Lehçe’nin yanında Almanca ve Fransızca da öğrendi.

Otto von Bismarck‘ı kendisine örnek aldı. Prusya ekolüyle yetişmek isteyen bir asker olduğu için 1909’da  Jager-Bataillon‘daki Kayzer ordusuna gönüllü olarak katıldı. 1912 yılında Prusya Subay Okulu‘ndan Teğmen rütbesiyle mezun oldu.

I. Dünya Savaşı’dan Doğu Cephesi‘nde görevlendirildi. Tannenberg Muharebesi‘ne katıldı.(1914) Paul von Hindenburg komutasında Çarlık Rusya‘ya karşı kesin ve nihai zafer elde ettiler. Yaralandı, bundan dolayı da kendisine Alman ordusu tarafından ‘Cesaret’ madalyası takdim edildi.

İyileştikten sonra yeniden cephede görevlendirildi. Yüzbaşı olarak görev yaptığı 1915-16 yılları arasında Masuren, Warschau ve Lodz muharebelerinde zaferler elde etti. Almanya savaşı kaybeden taraf olarak Versay‘ı imzaladığında  Wagner, Berlin’e döndü. Weimar Cumhuriyeti‘nin politik anlayışını sevmediği için ordudaki görevinden ayrıldı.

1924’te Katharina Siebert’le evlendi. Bu evliliğinden bir oğlu ve bir kızı oldu. ( Oğlu daha sonra Hitler’e bağlılık esas alınalar özel olarak eğitilen ve sadece ‘Führer’e bağlı olarak hareket eden SS birliklerinde subay olacaktı)

1925’te Polonya’ya döndü. 1933’te Hitler iktidara geldiğinde yeniden askerliğe döndü. Wermacht’ta yüzbaşı olarak görev yapmaya başladı.

Varşova Eylül 1939

Varşova Eylül 1939

1 Eylül 1939’da Polonya’ya ilk giren 8. Kolordu’ya bağlı Alman 2. Mekanize Zırhlı Birlikleri’ni komuta etti. Varşova’nın düşmesi ve Polonya’nın tamamen işgal edilmesinin ardından Blitzkrieg harekâtına katılmak için Batı Cephesi‘ne geçti.

Blitzkrieg harekâtı kapsamında öncü birliklerle komuta ettiği birimce Lille ve Fransa’nın kuzeybatısını işgal etti.  Blitzkrieg’teki başarısından dolayı göğüs üzerine takılan 2’nci Sınıf Alman Demir Haçı’yla (Eisernes Kreuz) onurlandırıldı.

1941 Haziranı’nda Barbarossa Operasyonu’na katılmak için yeniden Doğu Cephesi’ne sevk edildi. Wagner bitmek bilmeyen bir ‘savaş enerjisi’yle doluydu. Barbarossa Harekâtı’nda gösterdiği başarılardan dolayı Sovyet askerleri ona Eiserne Gustav (Demir Gustav) lakabını taktı.

Wagner o kadar başarılıydı ki komuta ettiği 20. Piyade Bölümü 1. Zırhlı Tank Birliği’yle Rusların kurduğu tüm barikatları yıktı geçti. Novgorod önlerine gelene kadar 27 bin Sovyet Askeri’ni esir aldı. Ağustos 1941’e gelindiğinde Wagner’in birlikleri kendi aralarında Leningrad şehrindeki korkunun kokusunu aldıklarını konuşuyorlardı.

Wermacht'a bağlı Alman askerleri Smolensk'te tank sevkiyat hattını ele geçirmek için ön cephede çarpışıyor. Fotoğrafta görülen tank Sovyet Kliment Voroşilov tankı (KV 1 Tank) (Ağustos 1941)

Wermacht’a bağlı Alman askerleri Smolensk’te tank sevkiyat hattını ele geçirmek için ön cephede çarpışıyor. Fotoğrafta görülen tank Sovyet Kliment Voroşilov tankı (KV 1 Tank) (Ağustos 1941)

Başarılarından dolayı ‘Binbaşı’lığa yükseltildi. Sadece üst düzey komutanların ve savaşta üstün başarı elde eden Alman subaylarının aldığı 1’inci Sınıf Alman Demir Şovelye Haçı’nı (Oberst Wagner Iron Cross) bu kez boynuna taktı. ( Boyna takılan demir haç madalyaları en güzide savaş brövesiydi)

Wagner cephede hep en öndeydi. Bir komutandı olmasına ama o hep askerleriyle omuz omuza çatışan, askeriyle birlikte cephede yemek yiyen babacan bir subaydı da. 1942 yılının Mart ayında Leningrad’daki sokak çatışmalarında ağır yaralandı. Tedavisi uzun sürdü. 1 ay sahra hastanesinde yattıktan sonra Prag’taki askeri hastanede tedavisine devam edildi. Temmuz 1942’de taburcu edildi.

Vücudunda ağır hasarlar vardı. Doktorlar cepheye gitmesinin sakıncalı olacağını söylediler. Çek Cumhuriyeti’nin (şimdiki adı Çekya) Brünn (BrnoMilan Kundera‘nın da doğduğu şehirdir) kentinde Değiştirme Bölümü Komutanlığı’nda görev aldı.

1944 yılında Hannover’e 100 kilometre uzaklıktaki Saksonya Eyaleti Goslar’daki bir silah fabrikasının İngiliz avcı uçaklarınca bombalanması sonucu yeniden yaralandı. İngilizler o gün tüm şehri bombardıman altına almıştı. ( Temmuz 1944)

Wagner için 1944 yılı daha da ağır geçecekti. SS’te Teğmen olarak görevli oğlu Doğu Cephesi’ndeydi. Bağlı olduğu birlik Ruslar’ca mağlup edilmişti. Wagner oğlundan hiç haber alamadı. Oğlunun en azından cenazesini bile alamamak komutanı duygusal olarak çok ağır etkiledi.

III. Reich’ın savaşı kesin olarak kaybetmesinden sonra eşiyle birlikte Hannover’de yaşadı. Ancak oğlunu kaybettiği için psikolojik sarsıntılar geçirdi. Bir süre psikolog gözetiminde hastanede yattı. 19 Mayıs 1951 yılında henüz 60 yaşındayken hayatını kaybetti. Savaştan sonra anılarını yazmayan ender önemli komutanlardandı. ( Alman tarihçilere göre Wagner’in anılarını yazmamasına sebep olarak oğlunu kaybetmesi gösterilmektedir.)

Mezarı Goslar’daki Hildesheimer’dadır.

Yazı için yararlanılan birincil kaynaklar:

(1) Walther- Peer Fellgiebel – Elite of the Third Reich kitabı okumak için tıklayın

(2) Jagdgeschwader 51 ‘Mölders’ sayfa 73 kitabı okumak için tıklayın

(3) Harp Tarihçisi Rob Hopmans‘ın Gustav hakkındaki araştırması için tıklayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir